Merhaba sayın okur nasılsınız? 11 Nisan gecesi yaşanan hadise sonrası hayalleri rafa kaldırdınız mı? Malatyalılar için zor olan bir dönem başlıyor. Her ne kadar destekler olacak denilse de bu destekler ne kadar yeterli kalacak?
Kayısı, Malatya’nın sadece tarım ürünü değil, aynı zamanda geçim kaynağıydı. İhracatın lokomotifi olan bu ürün, şehirde on binlerce haneye ekmek kapısı sağlıyordu. Ancak yaşanan don olayı, rekolteyi ciddi oranda düşürme riski taşıyor.
Ayrıca zarar sadece tarlada kalmıyor. Nakliyeden paketlemeye, ihracattan esnafa kadar uzanan zincir bu durumdan etkileniyor. Kısacası, Malatya’nın ekonomisi şimdiden büyük bir sınavla karşı karşıya.
Peki Malatyalılar bunu da atlatabilecek mi ? Malatya’nın canı kayısıdır. Kayısı yandığında şehir susar. Esnaf, işçi, tüccar hepsi hisseder. Devlet bu sessiz çığlığı duymalı…Üretici yalnız kalmamalı. Fırsatçılara karşı tedbirler alınmalı, palyaçolar sahneye çıktığında seyirciler sadece güler.. Sigorta, destek, çözüm… Hepsi lazım artık. Çünkü Malatya’da, “Yemeğe bile yok” sözü artık mecaz değil, gerçektir. Bu bir doğa olayı olabilir ama sonuçları tamamen sosyo-ekonomik ve psikolojiktir. Tevekkül elbette vardır; ancak tevekkül, mücadeleyi bırakmak değildir.
Sayın Okur Malatya çok şey gördü. 6 Şubat depremini yaşadı bu topraklar. Yıkıldı, ama ayağa kalktı. Şimdi yine aynı sınavdayız. Aynı dayanışma ruhuyla, yine kalkabiliriz.
Yeter ki birbirimizi bırakmayalım.
Yeter ki sessiz kalan bu şehir, bir daha susmasın.
Kayısı yeniden çiçek açar, yeter ki Malatya umudunu kaybetmesin.

Çiftçiler mağdur bundan haberi olan var mı?
Geçmiş olsun Malatyalı güzel insanlar