Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Sevilay KARABULUT
Sevilay KARABULUT

Bir Gün Değil, Bir Ömür: Kadın

Merhaba sayın okur, nasılsınız?

Bazı günler vardır; takvimde bir yaprak gibi görünür ama aslında bir ömrün hikâyesini taşır. 8 Mart da öyle bir gün. Bir çiçeğin dalda açması gibi değil yalnızca; bazen fırtınaya rağmen kök salmaya çalışan bir ağacın hikâyesidir kadın olmak.

Kadın…
Bazen bir evin sessiz direği, bazen bir çocuğun ilk öğretmeni, bazen de hayatın en ağır yükünü omuzlarında taşıyan görünmez bir kahraman.

Ne var ki sayın okur, hayatın gerçeği bazen benzetmelerden çok daha serttir. Çünkü bazı hikâyeler rakamların içine sıkışmış acılar olarak karşımıza çıkar.

Her yıl onlarca kadın, hayatının en güvende olması gereken yerde hayatını kaybediyor. Bir zamanlar aynı sofrayı paylaştığı insanlar tarafından öldürülen kadınların hikâyeleri, gazetelerin üçüncü sayfalarında kısa bir haber olarak yer alıyor. Oysa her biri yarım kalan bir hayat, susturulan bir ses, söndürülen bir umut.

Henüz çocuk sayılacak yaşta evlendirilen kız çocukları ise başka bir gerçeğin sessiz tanıkları. Oyun oynaması gereken yaşta sorumluluk yüklenen, çocukluğu ellerinden alınan hayatlar… Bir çocuğun omuzlarına gelinlik yüklemek, aslında onun yarınlarını çalmaktır.

Bu rakamlar yalnızca istatistik değil sayın okur.
Her biri bir annenin, bir kız kardeşin, bir evladın hikâyesi.Toplum içinde kadın olmak hâlâ birçok sınavdan geçmek demek. Bazen iş hayatında kendini kanıtlamak zorunda kalmak, bazen bir cümlede küçümsenmek, bazen de değersiz hissettirilmek…

Oysa bir insanın değer görmediği yerde yaşaması, bir eşyanın bir köşeye bırakılmasından farksızdır. İnsan ruhu, değersizlikle değil; saygı ve sevgiyle büyür.

Ama bütün bu karanlık tabloya rağmen unutulmaması gereken bir gerçek var. Kadın, isterse en sert rüzgârda bile ayakta kalabilen bir ağaç gibidir. Kökleri derindedir; sabrı, emeği ve inadıyla hayatı yeniden yeşertebilir.

Tarih boyunca bunu gördük. Bir kadın isterse bir aileyi, bir toplumu, hatta bir geleceği değiştirebilir.

Belki de asıl mesele şudur sayın okur:
Kadınların güçlü olduğunu kanıtlaması değil, toplumun bunu artık görmeyi öğrenmesidir.

Çünkü bir toplumun gerçek gücü, kadınlarına verdiği değerle ölçülür.

8 Mart, yalnızca bir kutlama günü değil; bir hatırlayıştır.Kadınların varlığını, emeğini, mücadelesini ve hak ettiği değeri hatırlama günü.

Dilerim bir gün gelir ve 8 Mart’ta yalnızca başarıları konuşuruz; acıları değil.

Kalın sağlıcakla sayın okur…

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER