Kalp ritim bozukluğu (Aritmi) nedir? Nasıl bir hastalıktır?
Aritmi genel bir tanım olarak kalpte oluşan ritim bozukluklarıdır. Sağlıklı bir kalpte kalp ritminin düzenli bir paterni olup kalp kulakçıkları ve karıncıkları belirli bir hız ve uyumla çalışmaktadır. İşte bu normal hıza ve uyuma biz normal bir kalp ritmi diyoruz. Bu uyumun ve beklenen kalp hızının bozulmasına genel olarak aritmi veya ritim bozukluğu diyebiliriz. Kalp hızı ise günün zamanına, vücudumuzun sağlık durumuna ve hareketimize göre artmakta veya azalmaktadır. Uykuda kalp hızı azalıp dakikada 40-50 vuru/dakikaya kadar düşerken sporla birlikte 180 vuru/dakikaya kadar da çıkabilmektedir. Bu durum bir aritmi olmayıp normal fizyolojik bir durumdur. Kalbimiz vücudumuzun taleplerine göre kalp hızını kendisi bizim kontrolümüz dışında ayarlamaktadır. Aritmilerde kalp hızında kısa süreli veya birkaç saati bulabilen ani beklenmedik ve hızlı değişimler olmaktadır.
Aritmi çeşitleri nelerdir?
Biz aritmileri kabaca kalbin hızının arttığı (taşikardi) veya azaldığı (bradikardi) aritmiler olarak ikiye ayırabiliriz. Bunun dışında ayrı bir sınıf olarak tekli vurular halinde ortaya çıkan aritmiler (erken vurular) de mevcuttur. Kalp hızının arttığı aritmilerde yani taşikardilere aniden ve beklenmedik şekilde kalp hızında artma meydana gelmektedir. Kalp hızı dakikada 250 vuruya kadar çıkabilir. Kalbin hızının azaldığı aritmilerde yani bradikardilerde normal bir durumda olmayacak derecede kalp hızı azalmaktadır. Örneğin kalp hızı dakikada 20-30 vurulara kadar düşebilmektedir. Bunlara kalp blokları diyoruz. Nadir de olsa nabız sıfıra kadar da düşebilir ve hayati tehlike oluşturabilir.
Her kalp hızının artması bir aritmi işareti midir?
Her kalp hızının artması bir aritmiye illaki işaret etmez. Örneğin stresli, çok kahve ve çay içen ve egzersiz yapan bir kişide kalp hızı yüksek olur ama her zaman bu bir aritmi sayılmaz. Bu gibi durumlarda nabız istirahatte genellikle dakikada 120-130 vuruyu geçmez. Gerçek aritmilerde nabız ya çok düşer ya da çok yükselir.
Aritmi yaygın görülen bir sağlık problemi mi? Türkiye’de tahmini kaç kişi aritmiden etkilenmektedir?
Bütün aritmileri içine alan bir sayım çalışması elimizde mevcut değil. Ancak bütün aritmilerin içerisinde en sık görülen bir aritmi olan atriyal fibrilasyon toplumda binde 1 oranında görülmekte olup yaş ilerledikçe bu oran artmakta ve 80 yaş üzerinde aritmi sıklığı toplumda yüzde 20’yi geçmektedir. Bu oldukça yüksek bir orandır. Özellikle sosyoekonomik durumu kötü ülkelerde bu oran daha da yüksek olabilmektedir.
Aritmilerinin en sık nedenleri nelerdir?
Gençlerde daha çok aritmi olarak taşikardileri (nabız yüksekliği) görmekteyiz. Yaş ilerledikçe ise aritmi olarak her ikisini yani bradikardileri (nabız düşmesi) ve taşikardileri (nabız yüksekliği) görmekteyiz. Gençlerde bu durum sıklıkla genetik olup belirli bir yaşta kendisini ani başlayan kalp çarpıntıları olarak belli etmektedir. Bu tip hastalarda kural olmamakla birlikte kalp hızı istirahatte dakikada 150 vuru ile 250 vuru arasında değişmektedir. Yaş ilerledikçe en sık aritmi nedenleri kalp damar hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kapak hastalıkları, guatr veya kalp krizlerinin kısa ve uzun vadedeki sonuçları olarak sayabiliriz.
Aritmiler ne tür belirtiler vermektedir?
Gençlerde aritmilerin daha çok taşikardi şeklinde ortaya çıktığını söylemiştik. Böyle bir durumda aniden kalp hızı çok hızlanmakta bazı hastalarda 250 vuru/dakikaya kadar da çıkabilmektedir. Dolayısıyla hastalar ani başlangıçlı bir çarpıntı tarif ederler. Bazı hastalarda ek olarak nefes darlığı da ortaya da çıkabilmektedir. Kalp hızı çok yükseldiğinde özellikle 200 vuru/dakikanın üzerine çıktığında artık tansiyonda da düşme meydana gelir ve ayakta iken baş dönmesi ve bayılma da ortaya çıkabilmektedir. Kesin tanı aritmi esnasında çekilen EKG ile konmaktadır. Yaşlı hastalar özellikle bu tür tansiyon düşüşlerine çok hassas olmaktadır. Belki de taşikardilerin içerisinde en tehlikeli grup kalp krizleri neticesinde kalp karıncığındaki aşırı zayıflamadan dolayı ortaya çıkan taşikardilerdir. Bu tip aritmiler şok ve ölüme sebebiyet verebilecek kadar ciddi olabilmektedir. Diğer bir aritminin bradikardi yani kalp hızı düşüklüğü olduğunu söylemiştik. Bu tip hastalarda baş dönmesi, yürürken nefes darlığı ve bayılma gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Genç ve orta yaş grubunda özellikle stresli bireylerde tekli atımlar şeklinde erken atımlar meydana gelebilir. Bu atımlar kalpteki bir odak tarafından tetiklenmekte ve belenen bir sonraki kalp atışından önce meydana geldikleri için erken atımlar olarak adlandırılmaktadır. Bu gibi durumlarda kalpte tekleme, kalpte durma/duraksama veya iç geçme, kalbin ağızdan çıkacakmış gibi hissedilmektedir. Bu durum genelde 1-2 saniye sürer. Özetleyecek olursak aritmisi olan bir hastada başlıca belirtiler olarak çarpıntı, nefes darlığı ve bayılma görülmektedir. Bu tür belirtiler geçici ve kısa süreli olduğu için hastalarımız bu tür belirtiler oluştuğunda aritmin yakalanabilmesi dolayısıyla tam teşhis edilebilmesi için mutlaka aritmi atağı esnasında bir EKG çektirmelerini söylüyoruz.
Yaşam tarzı aritmiyi tetikler mi? Örneğin; gün içerisinde fazla çay-kahve tüketimi, uyku apnesi gibi rahatsızlıklar, aşırı sigara-alkol tüketilmesi aritmiye yol açar mı?
Eğer kişide aritmi için bir zemin var ise yaşam tarzı aritmileri tetikleyebilir. Ancak bu durumun normal fizyolojik bir kalp atış hızındaki yükselmeden ayırt edilmesi gerekmektedir. Fazla demli çay ve kahve tüketimi, aşırı stres ve panik atak, uyarıcı madde veya enerji içecekleri tüketilmesi, uykusuzluk, kan şeker seviyesinin düşmesi kalp hızında bir yükseklik yapabilir ama bu durum hiçbir zaman kalp hızını 200 vuru/dakikaya kadar tek başına çıkarmaz. Ancak altta bir aritmik hastalığı olanlarda bu tür bir yaşam tarzı aritmileri pekala tetikleyebilir.
Aritmi tedavisinde ne tür tedaviler uygulanıyor?
Aritmi tedavisi aritminin çeşidine göre değişmektedir. Öncelikle ilaç tedavisini uyguluyoruz. Eğer ilaç tedavisine rağmen aritmiler devam ediyor ve kişinin hayatını olumsuz etkiliyorsa ablasyon (yakma) tedavisini uyguluyoruz. Ablasyon tedavisi özellikle genç hastalarda nabzı dakikada 150-250 vuruya çıkanlarda (supraventriküler taşikardi) çok etkili bir yöntem. Eğer aritmik odak bulunur ve ablasyon işlemi başarılı olursa hastanın ömür boyu ilaç tedavisine gereksinimi kalmayacaktır. Ablasyon tedavisini anjio ünitesinde sağ veya sol kasıktan girerek özel kateterler aracılığı ile aritmik odağı bulup ısı enerjisi ile (yaklaşık 50 oC) odağı yakıyoruz. Böylelikle kalıç olarak aritmi tedavi edilmektedir, ömür boyu ilaç tedavisine gerek kalmamaktadır.
