
Malatya, deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışırken belediye koridorlarından yükselen liyakat ve yönetim krizleri, halkın sabrını zorluyor. TOKİ gölgesine sığınan bir yönetim anlayışı Malatya’yı ayağa kaldırabilir mi?
Malatya siyasetinde uzun yıllar dışarıda kaldıktan sonra “kurtarıcı” edasıyla şehre dönen Sami Er, görünen o ki memleketin havasına da suyuna da uyum sağlayamadı. Kamuoyunda yüksek sesle konuşulan ancak belediye binasının duvarlarını aşamayan o meşhur soru bugün her zamankinden daha ağır: Sami Er ne kadar samimi?
Birinci Adam Olabilme Meselesi
Sami Bey’in bürokrasi kökenli olması, hayatı boyunca hep birilerinden talimat alarak “ikinci adam” rolünü üstlenmiş olması bugün Malatya’nın en büyük talihsizliği haline geldi. Şehri yönetmesi beklenen iradenin, arka planda bazı cemaatlerin veya yapıların emrinde olduğu iddiaları ayyuka çıkmış durumda. Sorunları görmezden gelmek, eleştiriye tahammül edememek ve şehre dair gerçekleri duyunca yüzünü ekşitmek bir belediye başkanının değil, yönünü şaşırmış bir bürokratın tavrıdır.
TOKİ Sizinse, Mağduriyet de Sizin!
Sami Er’in dilinden düşürmediği tek bir cümle var: “Ben TOKİ’yim.”
Peki, sormazlar mı adama; TOKİ sadece Malatya’da mı yapılıyor? Türkiye’nin dört bir yanında yükselen bu konutlar devletin bir politikasıyken, siz bunun arkasına sığınıp belediyecilik asli görevlerini neden ihmal ediyorsunuz?
Madem TOKİ sizsiniz; çatılarda, vinç tepelerinde paralarını alamadıkları için eylem yapan işçilerin feryadını neden duymuyorsunuz?
Madem güç sizde; belediyenin yapması gereken altyapı işlerini neden müteahhitlerin insafına terk ettiniz?
Kadro mu, Yazboz Tahtası mı?
Göreve geldiğiniz günden bu yana Malatya Büyükşehir Belediyesi bir yönetim merkezinden çok “yazboz tahtasına” döndü. Her hafta bir müdür değişikliği, her ay bir daire başkanı değişimi… Kendi getirdiğiniz genel sekreter yardımcılarını bile birkaç ay sonra “kötü adam” ilan edip göndermeniz, aslında sizin kadro kurma yeteneğinizin değil, yönetim zafiyetinizin bir ispatıdır. Malatyalı, Selahattin Gürkan dönemini eleştiriyordu belki ama Gürkan’ın borçlandığı kadar yaptığı icraatın büyüklüğü bugün çok daha net anlaşılıyor. Siz ise sadece TOKİ tabelalarının gölgesinde vakit dolduruyorsunuz.
Sahi, o meşhur kütüphane mevzusu ve belediyenin bu süreçteki payı nedir? Büyükşehir Belediyesi olarak TOKİ projelerine kasadan tek kuruş harcamadan, sanki her şeyi siz yapıyormuş gibi davranmak ne kadar etik? Malatya halkı sizi buraya “pasif bir izleyici” olmanız için getirmedi. Ancak şunu unutmayın; AK Parti bugün CHP’li belediyeleri mercek altına alırken, kendi içindeki “en zayıf halkayı” feda etmekten de geri durmayacaktır.
Malatyalı pişman mı? Sokaktaki ses “evet” diyor. Zamanı gelince bu halk sandıkta gereğini yapmayı iyi bilir. Yazımızı, Selahattin Gürkan’ın da sıkça hatırlattığı Ziya Paşa’nın o meşhur sözüyle bitirelim:
“Adama adam gerekir, adam etsin adamı.
Adam adam olmayınca, adam ne yapsın adamı?”
Sami Bey, Malatya’ya “adam gibi” bir yönetim, samimi bir irade ve TOKİ’den öte bir belediyecilik lazım. Görebiliyor musunuz?
Cem PARLAK
