
Malatya’da futbolun kalbi yeniden atmaya başladıysa, sokağın dili Yeşilyurtspor diye haykırıyorsa, burada durup bir düşünmek lazım. Bu başarı tesadüf mü, yoksa bir emeğin, bir inadın, bir mücadelenin meyvesi mi?
Yeşilyurtspor bugün yarı finalde. Şehirde büyük bir heyecan var. Ancak bu heyecan fırtınasının arkasındaki asıl mimarı görmezden gelmek, en hafif tabiriyle emeğe haksızlık olur. Takım orta seviyelerdeyken, kimsenin yüzüne bakmadığı, sesinin çıkmadığı o zor günlerde taşın altına elini değil, gövdesini koyan bir isim vardı: Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit.
Kapı Kapı Dolaşan Bir Belediye Başkanı
İlhan Hoca, takımı en iyi konuma getirmek için çalmadık kapı bırakmadı. “Bu takım bu şehrin markasıdır” diyerek destek ararken yanında kimse yoktu. O, sessizce ama kararlılıkla çalıştı. Maddi imkansızlıklar, idari zorluklar derken pes etmedi. Bugün takım yarı finalde devleşiyorsa, bu İlhan Geçit’in karşılıksız kalan hiçbir emeğinin olmadığının kanıtıdır.
Hoca çalıştı, çabaladı ve takımı bugünlere getirdi. Peki ya şimdi ne oluyor?
Başarı Gelince Meydanlar Şenlendi
Hep bildiğimiz o klasik hikaye yine sahnede: “Başarı paylaşılır, başarısızlık tek kişiye kalır.” Eğer bugün Yeşilyurtspor başarısız olsaydı, eminim ki “İlhan Hoca boşa uğraştı” diyenler sıraya girecekti. Ancak başarı gelince, alkış sesi yükselince işler değişti.
Meydanlarda, protokol tribünlerinde en ön safta şov yapan isimlerin başında Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er geliyor. Takım buralara gelene kadar nerede olduğu merak konusu olan Sami Başkan, şimdi başarının parıltısından pay kapma yarışında en önde.
Gerçek Sahiplik Şimdi Başlıyor
Siyasetin doğasında “boy göstermek” vardır, bunu biliyoruz. Ama Malatya futbolu artık samimiyet bekliyor. Sayın Sami Er’den beklentimiz, sadece yarı final kutlamalarında veya kupa törenlerinde ön safta olmak değil; bundan sonraki süreçte takıma gerçek anlamda, somut ve sürdürülebilir bir sahiplik yapmasıdır.
İlhan Geçit’in emekleriyle buraya kadar gelen bu emaneti, sadece bir reklam malzemesi olarak değil, Malatya’nın bir değeri olarak omuzlamak gerekir. Umuyoruz ki bu “şov” rüzgarı, yerini kalıcı bir desteğe bırakır.
Zira Malatya halkı kimin emek verdiğini, kimin ise sadece sahneye çıktığını çok iyi görüyor.
