Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
İbrahim Şahin Uyumaz
İbrahim Şahin Uyumaz

İbrahim Şahin Uyumaz Yazdı… Aşk Reyonu adlı oyunu izlenimim

Dün Akşam Aşk Reyonu adlı oyunu izledim. Salon doluydu, kahkahalar eksik değildi. Ama sahneden çıktığımda aklımda kalan şey ne bir replik oldu ne de bir duygu… Sadece bir boşluk.

Gülmek kolaydır. Hele ki “bel altı” esprilerle güldürmek, en kestirme yoldur. Fakat tiyatro dediğimiz şey yalnızca güldürmek midir? Yoksa düşündürmek, iz bırakmak, insanın içine dokunmak değil midir? Bu oyunda kahkaha vardı ama derinlik yoktu. Anlık bir eğlence vardı ama kalıcılık yoktu.

Ancak asıl mesele, sahnedeki oyunculuk anlayışında gizliydi.

Tiyatro, doğası gereği “büyütme sanatı”dır. Oyuncu sahnede yalnızca rol yapmaz; sesiyle, bedeniyle ve enerjisiyle salonun en arka sırasına ulaşmak zorundadır. Jestler belirgin, mimikler okunur, hareketler geniş olmalıdır. Çünkü tiyatroda seyirciyle oyuncu arasında bir kamera yoktur.

Oysa bu oyunda oyuncular, sanki görünmeyen bir kameranın kadrajına hapsolmuş gibiydi. Hareketler küçüktü, mimikler dar, sahne kullanımı ise son derece sınırlıydı. Oyuncular sahneyi değil, sanki bir ekranı dolduruyordu.

Daha da önemlisi, sahnede en temel bağ unsuru olan göz teması neredeyse yoktu. Oyuncular zaman zaman seyirciyle buluşmak yerine yere bakmayı tercih etti. Oysa tiyatro, seyirciyle kurulan o görünmez bağ sayesinde var olur. Göz göze gelmek, anı paylaşmak, seyirciyi oyunun içine çekmek… Bunlar tiyatronun vazgeçilmez kurallarıdır.

Seyirciden kaçan bir bakış, aslında sahneden uzaklaşan bir enerjidir. Ve bu enerji kaybı, oyunun etkisini doğrudan zayıflatır.

Tiyatroda oyuncu, sadece bulunduğu noktada var olmaz; sahnenin tamamına hükmeder. Alanı kullanır, boşlukları doldurur, ritim kurar. Sesini projekte eder, bedenini büyütür ve seyirciyle doğrudan temas kurar. Bu temas kurulmadığında, sahne ile seyirci arasında görünmez bir duvar oluşur.

“Aşk Reyonu” izleyiciyi güldürmüş olabilir. Ancak tiyatronun temel kuralları; sahne kullanımı, beden dili, sesin yayılımı ve en önemlisi seyirciyle kurulan bağ açısından değerlendirildiğinde, sahnede eksik kalan bir şeyler olduğu hissi kaçınılmazdı.

Çünkü tiyatro, sadece sahnede var olmak değil; seyirciyle birlikte var olmaktır.

Ve sahne küçüldükçe, tiyatro da kaybolur.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER