Malatya’da kültür sanat camiası olarak nadir yaşadığımız bir duyguyu tattık: memnuniyet.
Evet, yanlış okumadınız. Bu kez bir zam, yüzleri güldürdü.
Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne bağlı Kongre ve Kültür Merkezi bünyesindeki Fahri Kayahan ve Kemal Sunal salonlarının 2026 yılı fiyat tarifeleri nihayet açıklandı. Kulislerde dolaşan afaki rakamların ardından gelen bu resmi ve net tablo, tiyatrocular tarafından şaşırtıcı biçimde olumlu karşılandı.
Açıklanan yeni tarifeye göre:
Kemal Sunal Salonu
Hafta içi:
* Yarım gün: 5.000 TL
* Tam gün: 6.500 TL
Hafta sonu:
* Yarım gün: 6.500 TL
* Tam gün: 8.500 TL
Fahri Kayahan Salonu
Hafta içi:
* Yarım gün: 3.000 TL
* Tam gün: 4.500 TL
Hafta sonu:
* Yarım gün: 4.000 TL
* Tam gün: 5.000 TL
Bu rakamlar “ucuz” mu? Hayır.
Ama ulaşılabilir, öngörülebilir ve en önemlisi resmi.
Garip mi? Biraz.
Ama ülkemizde sanat yapmanın gerçekleriyle yüzleşince hiç de garip değil.
Daha önce bu köşede defalarca yazdık.
Kamuoyuna yansıyan, afaki rakamlarla anılan salon ücretlerini eleştirdik.
“Sanatçıya salon değil, duvar kiralanıyor” dedik.
“Bu fiyatlarla perde değil, kepenk kapanır” diye yazdık.
Ve belli ki yazdıklarımız bir yerlere ulaştı.
Bugün açıklanan bu yeni tarifeler, belirsizliği ortadan kaldırdığı için kıymetli. Sanatçının önünü görmesi, hesap yapabilmesi, bilet fiyatını buna göre belirleyebilmesi artık mümkün. Kültür politikası dediğimiz şey bazen tam olarak budur: belirsizliği azaltmak.
Üstelik bu tabloyu çevre illerle kıyasladığımızda, Malatya’daki düzenlemenin neden “gülümseten” bir zam olduğu daha net görülüyor. Bugün pek çok ilde kamuya ait salonların günlük kira bedelleri 15 bin TL’den başlayıp 50–75 bin TL bandına kadar çıkabiliyor. Aynı teknik altyapı, benzer koltuk kapasitesi ve benzer kamu imkânlarına rağmen ortaya çıkan bu uçurum, Malatya’da açıklanan rakamların ne denli dengeli ve sanatçı lehine olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Tiyatrocu; dekorunu, ışığını, afişini, ulaşımını, oyuncusunu, emeğini zaten sırtında taşıyor. Bir de salon ücretinin bilinmezliği eklenince, sahneye çıkmak cesaret ister hâle geliyordu. Şimdi en azından biliyoruz: Ne ödeyeceğiz, ne alacağız.
O yüzden bu zamma kızmadık.
Aksine, “nihayet” dedik.
Kültür merkezleri, sanatın evidir. Ev sahibi de misafirine kapıyı kilitlemez.
Bu düzenlemenin bir başlangıç olmasını diliyoruz.
Sanatçıyı dışlamayan, destekleyen, sürdürülebilir bir kültür politikası için…
Perde açık kalsın diye. Işık sönmesin diye ve Malatya’da tiyatro, gerçekten yaşayabilsin diye.
Bu noktada özellikle altını çizmek gerekir ki; salon kiralarının bu denli makul, ulaşılabilir ve sanatçı dostu seviyelerde belirlenmesi tesadüf değildir. Sahadan gelen eleştirileri dikkate alan, kültür-sanat üreticisinin yükünü gören bu yaklaşım son derece kıymetlidir.
Bu nedenle başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere, sürece katkı sunan Sayın Bakanımıza, Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürümüze ve bu düzenlemenin hayata geçmesinde emeği bulunan İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün tüm çalışanlarına açıkça teşekkür etmek gerekir.
Eleştiriyi duyan, sanatçıyı muhatap alan ve çözüm üreten her adım; Malatya’da kültür ve sanat adına geleceğe dair umudu büyütmektedir.
