Şu rezalete bakar mısınız, emekliye reva görülen maaşa. 20 Bin bunun Türkçesi şu, AKP olarak biz emeklinin oyunu istemiyoruz. Siz bilirsiniz, bize göre hava hoş. Sandığa gider gerekeni yaparız. Yapacağız zaten emekli ile alay etmenin bedeli elbet olacak. Sandığın önümüze geldiği gün emekli mi yaman, iktidar mı yaman göreceğiz.
AKP’nin son pişmanlığı fayda etmeyecek. Sakın bize para yok demeyin, mesela kanal İstanbul’a kaç lira harcayacaksınız. Bunu 10 yıl sonraya erteleseniz olmaz mı? Saçma sapan yap işlet devretlere ne kadar ödüyorsunuz, açıklayın bizde bilelim. Mesela bir vekil emekli ise 450- 500 bin para alıyor. Nerde sizde vicdan, nerede adalet, halk ölüyor, vekiller gülüyor. Hadi bir çay, simit hesabı yapalım mı? olmadı AKP – MHP, hem de hiç olmadı. Emeklileri, aptal, salak, bunak yerine koymanın bedeli ağır olacak. Eğer seçim yılı ciddi bir zam yapar yine oyunu alırız diyorsanız, o kadar salak değiliz.
AKP neden emeklinin halini görmüyor, yada göremiyor. Bence görüyor ama diyor ki; nasıl olsa seçim yılı ciddi bir zam yapar, emekliyi kafalarız.
Yok artık öyle bir şey. Kurt kışı geçirmiş ama yediği ayazı unutmamış. Emekli seçim olmayan yılların hesabını bu kez sandıkta soracak. Hangi partiye oy vereceğini bilmiyorum ama vermeyeceğim partiler belli. Açız diyoruz anlamıyorsunuz, bittik öldük diyoruz duyuyorsunuz. Çöpten meyve sebze topluyoruz diyoruz, görmüyorsunuz. Mahvolduk içimizden geçtiniz. Türkçe konuşuyoruz, anlamıyorsunuz. Başka dillerden mi konuşalım. Yazık bize eğer SSK primi yerine her ay bir çeyrek alsaydık 33 yılda 400 çeyrek altın yapardı. Bu da güncel kurla 4 milyon 400 bin tl olurdu. Yani uğradığımız haksızlığı görebiliyor musunuz? Emeklinin hakkını yiyenler elbette bunun bedelini sandıkta ödeyecek. 70- 80 yaşındaki emekliler çalışmak zorunda kalıyorsa bu sizin ayıbınız. Emeklilerin insanca yaşama talebini çok görüyorsanız. İnşallah sizde aynı duruma düşersiniz. O beğenmediğiniz eski Türkiye’de insanlar çok mutluydu. Domatesi kasa ile, bireri torbayla alırdık. Keza meyve, hububat da bol bol alırdık. Et almak diye bir sorununuz yoktu, kilolara alırdık. Şimdi gramla bile alamıyoruz. Bu ülkede küçük bir grup krallar gibi yaşarken halkın yüzde 90’ı resmen ve alenen sürünüyor. Öyle dinle iman la bizi korkutmaya çalışmayın. Sizin dininiz ile bizim ki aynı olamaz. Bizim dinimizin özünde hak yememek vardır, bizim dinimizde, komşusu açken tok yatılmaz. Devletin dini adalettir. Emeklinin hakkını yiyen her şeyi yer. Yani kısacası sizin dininizle bizim dinimiz aynı değil.
2028’in hiç gelmeyeceğini düşünüyorsunuz. Gelecek, gelecek, bundan emin olun. O zaman ne yapacaksınız, merak ediyorum. Emekliler bilenmiş bekliyor, benden söylemesi. Bir kez daha söylüyorum; emekli aç, emekli perişan, emekli sürünüyor, bunun aybı sizin.
