Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Semih ÜNAL
Semih ÜNAL

Semih Ünal Yazdı… ÜLKÜ OCAKLARINI MAFYA ZANNETMEK

Ülkü ocakları dediğimiz müessese, zamanında en etkili kuruluşlardan biridir.

Birçok noktada aldığı kararlar yahut fiiliyatları ile gündemden düşmemiş bir yapılanma.

Öyle günümüzdeki gibi hilal bıyık bırakmakla, Ali Kınık dinlemekle ülkücü olunamayan; zırzır zamanlarından bahsediyorum.

Yaş haddimizce o günleri yanlızca duyduklarımız yahut okuduklarımız ile biliyoruz.

Ülkücü camiadan abuk sabuk insanların çıkmasının imkânı yoktu!

Ocağın bir ideolojisi, bir davası var. İnandığı doğrusu, ilkeleri var!

Her şeyden evvel İslam’a karşı bir hassasiyeti söz konusu.

Diğer STK’lar gibi Ülkü Ocaklarında da dava adamları yetişirmiş.

Şimdi bu kadar güzelleme yaptık, bir noktadan sonra aslolan meseleye gelmek gerekiyor: Ülkü Ocaklarını Mafya Zannetmek!

Neden mafya dedim?

Yeni nesil diye ifade edebileceğimiz dip dalga, racon kesmeye, herif olmaya, mafya olmaya inanılmaz derecede hevesli.

Buna, sosyal medyada gördükleri, izledikleri zerzevatların etkili olduğunu düşünüyorum.

Kurtlar vadisi editli videolar ile de bu mesele daha şiddetli dikkat çekmeye başladı.

Söyledim ya, Ülkü Ocaklarının zırzır zamanları diye…

Evet, :), Ülkü Ocakları’nın neferlerinin dava anlayışı ile, sert duruşları, davranışları, teşkilatlanmalarını yanlış anlamışlar!

Ocaktakilerin duruşuna, görünüşüne “mafya” benzetmesi yapanlar, içlerindeki karakter ve omurgayı göremiyorlar!

Neyden bahsediyorum?

Son günlerde çok yaygınlaştı, çocuğunun yanında babayı dap etmek.

Bu karaktersiz olanların yapacağı iştir değil mi?

Bunu yapanalara bakın: Boyunlarında kolye, takım elbiseler, masa başında, elde tespih…

Kabadayılar ya…

Duruş ve görünüş, herhangi siyasi parti veya stk mensuplarınınki ile doğal olarak aynı. Belki tek fark, stk ve siyasi partilerdekilerin eli yüzü düzgün oluyor, takım elbisenin gömleğini dekolte gibi açmıyorlar.

E hali ile Ülkü Ocakların yiğitlerine de benziyor.

Babayı darp edenlerle, ocaktakilerin giyim dışındaki farkını söyleyeyim mi?

Ocaktakiler, bir babayı çocuğunun yanında darp edecek kadar, bir kadına şiddet uygulayacak kadar karaktersiz değiller.

İş nereye geldi, karaktere. Ülkü Ocaklarındaki o mafyatik görünümün altında karaketin sirayet ettiğini görürsünüz!

Yani gördüğünüz o sert ve şiddetli duruş, bir davadan sebep gelişen meselelerde fiiliyata geçiyor. Racon kesmiyorlar yani!

İnandıkları yolda kullanıyorlar o sert yüzlerini.

Bu kadar açıklama yazdık. Peki bu yazı neden yazıldı?

Bakınız, bu aşağıda görmüş olduğunuz görsel Ülkü Ocaklarında bilmem hangi nerenin teşkilatı.

Mafyalaşmak isteyip de gerekli topluluğu bulamayınca, buna en yakın topluluğun ülkü ocakları olduğuna karar veren, ülkü ocaklarını yanlış tanımış olan; yanlış tanıdığını da onlara öğretmeyen başkanlarının eserlerinin görseli bu.

Ülkü Ocakları gibi bir kuruma halel getiren görseller bunlar.

Nasıl halel getiriyor yahu?

Hemen ifade edeyim:

Bu paylaşımların altına gelen yorumlardan birkaçını sizlerle paylaşayım:

“Rafadan Tayfa Ocakları”
“Devamı TRT çocukta”
“Teşkilatımız akşam ezanına kadar açıktır (annemiz kızıyor)”

Ülkücü camiaya ve başkanlarına sormak istiyorum: bu ifadeleri, Ülkü Ocaklarına yakıştırıyor musunuz?

Şahsen ben yakıştıramıyorum. Geçmişi ile anılan, ağırlığını geçmişi ile kazanmış bir teşkilata bu ifadelerin sarf edilmesi yakışıyor mu?

“Reis” kelimesinin ağırlığını biliriz Elhamdulillah. Bu ülkde ne reisler geldi geçti.

Keşke onların izinden gidebilseydik.

Ülkü Ocaklarına çağırımdır:
Ocağın ağırlığını ivedilik ile koruyunuz.

Ülkücü camiaya selam olsun.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER