Geçen gün yazdığım” Gazetecilik nasıl yapılır” yazım çok etkili oldu. O yazıda kimleri kastettiğim belliydi. Zaten üzerine alınması gereken kişiler üzerlerine almıştı. Ama o yazıda eksik olan bir bölüm vardı. O da “Dedikodularla” habercilik yaptığını zanneden terbiyesizlerden bahsetmeyi unutmuşum.
Şimdi bu eksiği tamamlamak istiyorum. Kendisini gazeteci sanan birtakım zavallılar, dedikodularla, duydum, öyle söylüyorlar gibi, mesnetsiz, doğru olmayan, mahalle kadınlarının yaptığı dedikodu kıvamında sosyal medyada sözde yayıncılık yapanlar bunun hesabını verecekler. Hayatı boyunca tek bir gün basın sigortası olmayan, hukuken ve fiziken bir yayın organı olmayan, sosyal medyadan ona buna saldıran, iftira atan birtakım kişiler türedi. Kendilerine gazeteci süsü veren, yaptıklarının gazetecilikle uzaktan yakından alakası olmayan, geçmişi karanlık birtakım insanlar, yalanlar ve iftiralar marifetmiş gibi kendilerini pazarlamaya çalışıyorlar. Özellikle belediyelerde, iş ahlakı olmayan, bir takım dedikoduları bu sözde gazetecilere jurnellediği biliniyor. Bunların iftiraları iş barışını zedelendiği ortada.
Hatta insanların namuslarına bile dil uzatmaktan çekiniyorlar. Bel altı vurmaları o kişiler tarafından normal sayılıyor. Eğer belediye başkanları, bu iş ahlakı olmayan kişileri bulup ortaya çıkarmazlar sa, iş barışı olmaz. Kavga, dövüş ve dedikoduların sonu gelmez. Bu sahte gazetecilere bilgi aktaranlar bulunmalı ve en ağır idari ceza verilmeli. Bir de bu sahtekarların kendilerine jurnallik yapan kişilerle aralarının kötü olduğu imajı vermek için yalandan yazdıkları ile bizim aklımıza dalga geçtiklerini söyleyebilirim. Bu çapsız kişilere, bilgi aktaran ahlaksızlar derhal işten uzaklaştırmalılar. Yoksa belediye başkanları kucaklarında daha büyük sorunlar bulurlar. Kendine çalışanlar için söylüyorum. Eğer haksızlık varsa, sıralı amirlerinize gidin. Sonuç alamıyorsanız vali ye gidin. Ama ne olduğu belli olmayan birtakım çapsızlara, iş yerinizle ilgili bilgiler aktarmayın. Sonra bunun bedelini siz ödersiniz.
Bu terbiyesizlerden biri de benim hakkım da da bir takım iftiralar atıyor. Elbette bunun hesabını hukuk karşısında soracağım. Sizlerde çekinmeyin, korkmayın, bu sahtekarlardan kanun karşısında hesap sorun. Ben Malatya’da 40 yıl gazetecilik yapmış, herkesin taktir ve güvenini kazanmış bir insanım. Beni en çok dünya görüşümüz aynı olmayan insanlar sevip, saygı duyuyorlar. Çünkü kimseye iftira atmadım, yalan yanlış, duyurma dayalı haber yapmadım. Namusumla, şerefimle bir ömür boyu gazetecilik yaptım ve emekli oldum. Beni küçük adamlarla karşılaştırmayın. Biliyorum iftira atmaya ve saldırmaya devam edecek. Her zaman dediğim gibi it ürür kervan yürür. Bu sahte gazeteciye kimlerin bilgi veren birkaç kişiyi biliyorum.
Beni özelden arayanlara bu kişilerin isimlerini verebilirim.İşi gücü iftira ve yalan olan bu kişilerden aile fertlerinin de rahatsız olduklarını çok iyi biliyorum. Trajikomik işler çeviren bu Recep İvedik’lerin sonları yaklaşıyor.
