Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdulmecit Afşin Uyardı

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdulmecit Afşin, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek, düzenli tansiyon ölçümü, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin hastalığın önlenmesi ve kontrolünde hayati önem taşıdığını söyledi.

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Abdulmecit

Hipertansiyon Türkiye’de Her 3 Yetişkinden Birini Etkiliyor

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı, aynı zamanda Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulmecit Afşin, toplumda en yaygın görülen kronik hastalıklardan biri olan hipertansiyona ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Hipertansiyonun hem dünyada hem de Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirten Afşin, yapılan epidemiyolojik araştırmalara göre Türkiye’de 18 yaş üzerindeki erişkinlerin yaklaşık üçte birinde hipertansiyon bulunduğunu ifade etti.

Yaşam tarzındaki değişiklikler, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hipertansiyonun görülme sıklığının her geçen yıl arttığını belirten Afşin, gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu oranın daha da yükseleceğini söyledi.

Kontrol Edilmeyen Hipertansiyon Hayati Organlara Zarar Veriyor

Hipertansiyonun yalnızca kan basıncının yükselmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Doç. Dr. Afşin, tedavi edilmeyen yüksek tansiyonun zamanla kalp, beyin, böbrek ve damar sisteminde kalıcı hasarlara yol açabileceğini belirtti.

Afşin, kontrol altına alınmayan hipertansiyonun;

  • Kalp krizi,
  • Kalp yetmezliği,
  • Ritim bozuklukları,
  • İnme,
  • Beyin kanaması,
  • Böbrek yetmezliği,
  • Görme kaybı

gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini ifade etti.

“Hastaların Yarısı Hipertansiyon Hastası Olduğunu Bilmiyor”

Hipertansiyonun en önemli özelliklerinden birinin belirti vermeden ilerlemesi olduğunu söyleyen Afşin, hastaların yaklaşık yüzde 50’sinin uzun yıllar herhangi bir şikâyet yaşamadan hipertansiyonla yaşayabildiğini belirtti.

Belirti görülen hastalarda ise enseden başlayan baş ağrısı, çarpıntı, göğüs ağrısı, kulakta uğultu, bulanık görme ve ritim bozukluklarının görülebileceğini ifade eden Afşin, birçok kişinin hastalığını ilk kez kalp krizi, beyin kanaması veya böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları sonrasında öğrendiğini söyledi.

40 Yaş Üzerindekilere Düzenli Tansiyon Ölçümü Çağrısı

Hipertansiyon tanısının günümüzde oldukça kolay konulabildiğini belirten Doç. Dr. Afşin, aile sağlığı merkezleri, hastaneler, eczaneler ve ev tipi otomatik tansiyon cihazlarıyla güvenilir ölçüm yapılabileceğini söyledi.

Afşin, 40 yaş ve üzerindeki herkesin yılda en az bir kez tansiyonunu ölçtürmesi gerektiğini belirterek, ailesinde erken yaşta hipertansiyon öyküsü bulunan kişilerin ise 30 yaşından itibaren düzenli tansiyon takibine başlamalarını önerdi.

Sağlıklı Beslenme ve Tuz Tüketiminin Azaltılması Büyük Önem Taşıyor

Hipertansiyonun kontrolünde yaşam tarzı değişikliklerinin önemli rol oynadığını belirten Afşin, özellikle fazla tuz tüketimi, işlenmiş gıdalar ve hareketsiz yaşamın hastalık riskini artırdığına dikkat çekti.

DASH beslenme modelinin bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olduğunu ifade eden Afşin, sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağlardan zengin bir beslenme düzeninin kan basıncını kontrol etmeye yardımcı olduğunu söyledi.

Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesini öneren Afşin, mercimek, nohut, kuru fasulye gibi baklagillerin düzenli tüketilmesini tavsiye etti.

İşlenmiş et ürünleri, paketli gıdalar ve şekerli içeceklerin yüksek sodyum içerdiğini belirten Afşin, bu ürünlerin mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.

Kahve ve Çay Tüketiminde Ölçülü Olunmalı

Kahve tüketiminin tamamen yasaklanmasının gerekmediğini ifade eden Doç. Dr. Afşin, kan basıncı kontrol altında olan bireylerin ölçülü miktarda kahve tüketebileceğini söyledi.

Kontrol altına alınmamış hipertansiyon hastalarının ise kahve tüketiminde dikkatli olmaları gerektiğini belirten Afşin, yeşil çayın da güvenilir kaynaklardan temin edilmesi şartıyla dengeli beslenmenin bir parçası olabileceğini ifade etti.

Haftada En Az 5 Gün Tempolu Yürüyüş Önerisi

Hipertansiyon tedavisinde ilaç kadar yaşam tarzı değişikliklerinin de önemli olduğunu belirten Afşin, haftada en az beş gün, 40-45 dakika tempolu yürüyüş yapılmasını önerdi.

Yürüyüşün yanı sıra yüzme ve bisiklet gibi aerobik egzersizlerin de tansiyon kontrolüne katkı sağladığını belirten Afşin, şınav, squat, plank ve “wall sit” gibi direnç egzersizlerinin de uygun bireylerde damar sağlığını desteklediğini söyledi.

Egzersiz programlarının mutlaka kişinin yaşı ve sağlık durumuna göre planlanması gerektiğini vurgulayan Afşin, kronik hastalığı bulunan bireylerin egzersize başlamadan önce hekim kontrolünden geçmeleri gerektiğini ifade etti.

“Hipertansiyon Önlenebilir Bir Hastalık”

Hipertansiyonun erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabileceğini belirten Doç. Dr. Abdulmecit Afşin, düzenli tansiyon ölçümü, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, ideal kilonun korunması ve tuz tüketiminin azaltılmasının hastalıkla mücadelede en etkili yöntemler arasında yer aldığını söyledi.

Vatandaşlara herhangi bir şikâyetleri olmasa bile belirli aralıklarla tansiyonlarını ölçtürmeleri çağrısında bulunan Afşin, erken tanının kalp-damar hastalıkları, inme ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük rol oynadığını sözlerine ekledi.