Akçadağ Doğusunda Malatya merkez ilçesi, güneyinde Yeşilyurt ve Doğanşehir, batısında ise Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesi yer alır. Coğrafi konumuyla tarih boyunca Anadolu’nun önemli ticaret ve geçiş yollarının kesişim noktası olmuştur. İlçe, Erhaç, Arga ve Ören Düzleri gibi verimli ovalarla Akçadağ ve Karadağ gibi Güneydoğu Torosların uzantılarını birleştirir.
Hititlerden Osmanlı’ya Kadim Bir Merkez: Arga
Akçadağ’ın Osmanlı dönemindeki adı **”Arga”**dır. Bilge Umar’ın çalışmalarına göre Luvi kökenli bu kelime, “Yukarı, yüksek, sınır, ışıldayan” gibi anlamlara gelmektedir. Özellikle ilçe merkezinde bulunan dairesel höyüğün, Malatya’daki ünlü Arslantepe Höyüğü’nün bir eşi olabileceği tahmini, yerleşimin tarihini M.Ö. 1500’lü yıllara, yani Hititler dönemine kadar götürmektedir.
Tarihi boyunca Malatya ile aynı kaderi paylaşan Arga, kuzey-güney ve doğu-batı güzergahlarında Suriye ve Mısır yolları üzerinde bulunması sayesinde Pers, Helen, Roma, Bizans ve İslam devletleri için stratejik önemini korumuştur. Malazgirt Zaferi’nden sonra Danişmendli ve Anadolu Selçuklu egemenliğine giren bölge, Haçlı Seferleri ve Moğol istilası gibi büyük felaketlere maruz kalmıştır.
Türkmen Yurdu ve Aşiretlerin İzleri
Özellikle Dulkadırlı Beyliği döneminde (1516 öncesi), Harbendelu ve Mihmadlu Yörükleri başta olmak üzere Avşar, Kınık, Karkın gibi birçok Oğuz boyunun yerleşimiyle Akçadağ ve çevresi tamamen Türkleşmiştir. Kanuni Devri Malatya Tahrir Defteri’ne göre 1560 yılında ilçe (Kal’a-i Keder Beyt Nahiyesi) önemli bir Müslüman nüfusa sahipti.
Akçadağ, Osmanlı’nın son dönemlerinde ise Celali İsyanları ve konar-göçer aşiretlerin geçiş güzergahında olması nedeniyle uzun yıllar kargaşa yaşamıştır. Devlet, bu durumu kontrol altına almak amacıyla 1850’de Levent Bucağı’nda kaza (ilçe) teşkilatını kurmuş, 1858’de ise merkezi bugünkü yerine (eski Arga) taşımıştır. Bölgenin sükunete kavuşmasında 1891’de kurulan ve askeri-ekonomik açıdan büyük önem taşıyan Sultansuyu Harası’nın rolü büyüktür.
Karasal İklimin Sert Yüzü ve Doğal Güzellikler
İlçeye hakim olan sert karasal iklim, yaz aylarında sıcaklıkların ‘yi aştığı, kışın ise nadiren ‘nin altına indiği dönemlere sahne olur. Ancak Osmanlı yıllıkları da dahil olmak üzere, Akçadağ’ın havası ve suyunun güzelliği daima övülmüştür.
Bugün Malatya’nın büyük ve önemli ilçelerinden biri olan Akçadağ, tarih boyunca yaşadığı deprem, kuraklık, kıtlık ve yangın gibi felaketlere rağmen ayakta kalmayı başarmış, eski adı Arga’nın barındırdığı “parıltı” ve “yüksek” anlamlarını, modern Türkiye Cumhuriyeti’nde sükuneti ve kültürel zenginliğiyle taşımaya devam etmektedir.
