Malatya merkeze mesafede, engebeli bir coğrafyaya sahip olan Arapgir, Türkiye’nin en köklü yerleşim yerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Tarihi Daskuza’ya dayanan ilçe, M.Ö. 1200’lü yıllarda kurulduğu tahmin edilmekle birlikte, Asur’dan Karakoyunlulara kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyor. 1515 Çaldıran Savaşı sonrası Osmanlı egemenliğine geçen Arapgir, idari olarak Diyarbakır, Sivas ve Elazığ sancaklarına bağlı kalmış, 1927-1928 Salnamesi ile Malatya’nın bir kazası olmuştur.
Rakım 1250 Metre: Tarihi Coğrafya
Kuzeyinde Erzincan ve Sivas, güneyinde Elazığ sınırları olan ilçe, rakımlı merkezi ile dağlık bir yapıya sahiptir. (2007) nüfuslu Arapgir, Taçdelen beldesi dahil köy ve mezradan oluşmaktadır.
Camiler Diyarı ve Harap Pazar
Arapgir, zengin İslami mimari mirasıyla dikkat çekiyor. İlçede 14. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan çok sayıda tarihi cami bulunuyor. Bu eserler arasında 14. yüzyıl eseri Ulu Camii, Akkoyunlular’dan kalma Yeni Cami, 1694 yapımı Cafer Paşa Camii, 17. yüzyıl eseri Mirliva Ahmet Paşa Camii ve 1893 tarihli Çobanlı Camii sayılabilir. Tarihi ticaret merkezi olduğu düşünülen, Miran Çayı kıyısındaki Harap Pazar harabeleri ise ilçenin geçmişteki ticari canlılığına işaret ediyor.
Doğal güzellik arayanlar için Berenge Deresi Vadisi ve Kaynarca bölgeleri, ilçe merkezinin dinginliğine bir mola sunuyor. Arapgir, hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle keşfedilmeyi bekleyen bir turizm potansiyeli taşıyor.
