Malatya’da, 6 Şubat depremlerinin ardından rezerv alan kapsamına alınan eski hal binası üzerindeki gayrimenkulün takas edilmesi, kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Tartışmanın odağında, takas edilen gayrimenkullerin değerleri arasındaki uçurum ve işlemin yapıldığı adres yer alıyor.
Dev Takasta Değer Farkı İddiası
CHP Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, takasın detaylarını gazetecilerle paylaşarak çarpıcı iddialarda bulundu. Bakırlıoğlu’nun açıklamasına göre;
-
Malatya eski hal binası (rezerv alan) değerinin 12 milyon avro ile 15 milyon avro arasında olduğu tahmin ediliyor.
-
Bu binaya karşılık, Malatya Girişim Grubu’na (MGG) verilen İzmir Karabağlar Uzundere’deki 54 bin metrekarelik arsanın değerinin ise yaklaşık 40 milyon avro olduğu belirtildi.
MGG’nin içinde, daha önce kamu ihaleleriyle gündeme gelen Rönesans Holding’in de bulunduğu aktarıldı. Bu takas işlemi sonucunda, Hazine’nin ve dolayısıyla kamunun yaklaşık 25-28 milyon avroluk bir zarara uğradığı iddia ediliyor.
“Ballı Takas” ve Adaletsizlik Tepkisi
CHP’li Bakırlıoğlu, işlemin açıkça kamu zararı yarattığını ve adaletsiz olduğunu vurguladı. Depremzedelerin konteynerlerde yaşam mücadelesi verirken, bazı şirketlere “Ballı takaslarla” milyonlarca liralık servet aktarıldığını belirten Bakırlıoğlu, “Hatay’daki Ali amcaya, Hasan amcaya neden Çeşme’den arsa vermiyorsunuz?” sorusuyla tepkisini dile getirdi.
Bakırlıoğlu, bu işlemleri “organize bir iş” ve “kasıt” olarak nitelendirirken, bir başka örnek olarak da Malatya’daki İş-Kaya firmasına ait 187 dükkânın, İzmir Çeşme, Didim, Ankara Gölbaşı ve Diyarbakır’da toplam 324 bin metrekarelik Hazine arazileriyle takas edildiğini açıkladı. Çeşme Alaçatı’daki parsellere biçilen düşük değerler nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını da ekledi.
Malatya’da, depremzede vatandaşın rezerv alan statüsündeki gayrimenkullerinin durumu belirsizliğini korurken, Malatya Girişim Grubu’na yapılan bu yüksek değerli arsa takası, yerel ve ulusal düzeyde gündem olmaya devam ediyor. Bakırlıoğlu, tüm bu işlemlerin TBMM tarafından detaylıca araştırılması gerektiğini belirtti.
