Geleneksel el sanatları arasında yer alan tespih ustalığı, el emeği, doğal malzeme kullanımı ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi birikimiyle günümüzde de varlığını sürdürüyor. Sabır, dikkat ve estetik anlayış gerektiren bu özel sanat dalı, Malatya’da usta isimler sayesinde yaşatılmaya devam ediyor.
Geleneksel sanatlar içinde köklü bir geçmişe sahip olan tespih ustalığı, seri üretimin aksine tamamen el işçiliğine dayanıyor. Malatya’da bu alanda çalışmalarını sürdüren Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel Sanatlar Sanatçısı Ensar Güler, tespih yapımını yalnızca bir üretim faaliyeti değil, aynı zamanda kültürel bir mirasın devamı olarak görüyor.
Doğal Malzemelerle Uzun ve Titiz Bir Üretim Süreci
Ensar Güler, tespih yapımında öd ağacı, pelesenk ağacı, damla kehribar, fosil mamut dişi, kuka, tarçın kabuğu ile koç ve manda boynuzu gibi doğal ve özel materyaller kullandığını belirtiyor. Her bir malzemenin kendine özgü işleme tekniği ve kullanım süresi olduğunu ifade eden Güler, tespih yapımının uzun soluklu ve titiz bir süreç gerektirdiğine dikkat çekiyor.
El emeğiyle hazırlanan her tespihin, kullanılan malzeme ve ustanın estetik anlayışı doğrultusunda özgün bir karakter kazandığını belirten Güler, bu yönüyle tespihlerin sadece bir obje değil, aynı zamanda sanatsal bir değer taşıdığını vurguluyor.
Usta-Çırak İlişkisiyle Gelecek Nesillere Aktarılıyor
Mesleğin sürdürülebilirliği açısından usta-çırak ilişkisinin büyük önem taşıdığını dile getiren Güler, sanat merkezinde yetiştirdiği öğrencilerle bu geleneği yeni nesillere aktarıyor. Tespih ustalığının ancak bilgi paylaşımı ve uygulamalı eğitimle ayakta kalabileceğini ifade eden Güler, her tespihin ustasının emeğini ve kültürel birikimini yansıttığını söylüyor.
Seri üretim anlayışından uzak durduklarını belirten Güler, geleneksel yöntemlerle üretilen tespihlerin geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kurduğunu ifade ederek, bu mesleğin yaşatılmasının kültürel miras açısından stratejik öneme sahip olduğunu kaydetti.
