Müziği bir meslekten çok bir yaşam biçimi olarak gören Kemal Ceyhan, 25 yılı aşkın sanat hayatında önemli başarılara imza attı. Besteci kimliğinin yanı sıra aranjörlüğüyle de dikkat çeken Ceyhan, besteciliği duygunun kaynağı, aranjörlüğü ise bu duygunun hayata geçme biçimi olarak tanımlıyor.
Türkiye’de müzik sektörünün fiili merkezinin İstanbul olduğunu vurgulayan Kemal Ceyhan, merkezde olmanın üretkenliği garanti etmediğini ifade etti. Adana’da yaşamanın kendisini geride bırakmadığını belirten Ceyhan, aksine bu durumun müziğini daha özgün ve sahici kıldığını söyledi.
“Adana’da hayat daha çıplak yaşanır. Acı da sevinç de filtresizdir” diyen Ceyhan, teknolojinin gelişmesiyle birlikte coğrafyanın artık bir engel olmaktan çıktığını dile getirdi. “Bugün mesele nerede olduğun değil, ne söylediğindir” sözleriyle dijital çağın sunduğu imkânlara dikkat çekti.
Adana’da yaşamasına rağmen birçok Adanalı star isim ve müzisyenle temas halinde olduğunu belirten Ceyhan, İstanbul’daki kulis ilişkilerinin dışında kalmanın tek eksik olduğunu ifade etti. Buna rağmen üretimden kopmadığını ve bağımsız duruşunu koruduğunu vurguladı.
Adana’nın ve Güneydoğu’nun müziğine etkisini sosyolojik bir perspektiften değerlendiren Ceyhan, “Bu coğrafyada yoksulluk, göç, kayıp ve dayanışma iç içe. Bu şartlar insanı ya sertleştirir ya da derinleştirir. Güneydoğulu besteciler duyguyu yapay bir melankoliyle değil, yaşanmışlıkla ortaya koyar. Bu yüzden eserler daha gerçek ve dokunaklıdır” dedi.
2026 yılına dair hedeflerini de paylaşan Kemal Ceyhan, üretimini daha görünür kılacağı bir döneme girdiğini belirtti. Yeni besteler, güçlü aranjeler ve farklı projeler üzerinde çalıştığını söyleyen Ceyhan, özellikle genç müzisyenlere alan açan ve onları destekleyen projelere önem verdiğini ifade etti.
“Bireysel başarıdan çok kolektif hafızaya katkı bırakmayı önemsiyorum” diyen Ceyhan, 2026 yılını bu anlayışla karşıladığını belirterek sözlerini tamamladı.
Haber Selçuk AKA
