İnönü Üniversitesi Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde uygulamaya konulan yeni vardiya planlamasının, Cumhurbaşkanlığı’nın kamu personel hiyerarşisine ilişkin talimatlarıyla çeliştiği iddiaları gündeme geldi.
İnönü Üniversitesi Güvenlik Şube Müdürlüğü ve Şube Müdürlüğü Yardımcılığı tarafından yapılan son vardiya düzenlemesi, kurum içinde tartışmalara neden oldu. İddiaya göre personelin “memur vardiyası” ve “işçi vardiyası” şeklinde ayrılması, çalışma barışını olumsuz etkilerken, vardiya amirlikleri konusunda da mevzuata aykırı bir uygulama yapıldığı öne sürülüyor.
Cumhurbaşkanlığı Görüş Yazısı Hatırlatılıyor
Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde verdiği resmi görüşte; kamu kurumlarında amirlik, şeflik ve yöneticilik gibi hiyerarşik görevlerin yalnızca memur statüsündeki personel tarafından yürütülmesi gerektiği açıkça belirtiliyor.
Bu kapsamda, İnönü Üniversitesi Güvenlik Şube Müdürlüğü bünyesindeki dört vardiyanın her birinde memur statüsünde bir vardiya amiri bulunmasının yasal zorunluluk olduğu ifade ediliyor. Ancak iddialara göre, bazı vardiyalarda işçi statüsündeki personelin fiilen amirlik görevi yürüttüğü öne sürülüyor.
Çalışma Barışı ve Liyakat Vurgusu
Söz konusu uygulamanın, aynı görevi yapan personelin statü temelinde ayrılmasına yol açtığı ve bu durumun kurum içi huzuru zedelediği ileri sürülüyor. Kamu yönetiminde liyakat, eşitlik ve hiyerarşi ilkelerinin korunmasının önemine dikkat çeken personel, uygulamanın yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor.
Gözler Rektörlükte
Kamuoyunda oluşan tartışmaların ardından gözler İnönü Üniversitesi Rektörlüğü’ne çevrildi. Rektörlüğün;
-
Güvenlik Şube Müdürlüğü’ndeki vardiya planlamasından haberdar olup olmadığı,
-
Cumhurbaşkanlığı görüş yazısı doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı,
-
İddialarla ilgili idari inceleme başlatılıp başlatılmayacağı konularında nasıl bir adım atacağı merak ediliyor.
Üniversite kampüslerinde güvenliği sağlamakla görevli bir birimde yaşandığı iddia edilen bu uygulamanın, hukuki çerçeve ve kamu yönetimi ilkeleri doğrultusunda çözüme kavuşturulması bekleniyor.
