enflasyon emeklilik ötv döviz akp iyi parti mhp cem parlak mikail pelit
DOLAR
7,7000
EURO
9,1386
ALTIN
418,79
BIST
1.535
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Malatya
Yağışlı
11°C
Malatya
11°C
Yağışlı
Salı Parçalı Bulutlu
14°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
15°C
Perşembe Yağışlı
15°C
Cuma Karla Karışık Yağmur
8°C
avşar otel

Valilik önünde eylem yapan emekli polis Pencere’nin sorularını yanıtladı

Valilik önünde eylem yapan emekli polis Pencere’nin sorularını yanıtladı

Kısa bir süre önce valilik önünde bir eylem yaptınız? Eyleminizin amacı neydi?

İbrahim Yıldız, emekli polis memuruyum, 18 yıl Emniyet İstihbaratta görev yaptım. FETÖ yapılanmasının kamudaki gücünü çok iyi biliyorum yani bunun bürokrasideki gücünü de çok iyi biliyorum.  Yargısal bir takım mücadelem de oldu ama kurumlarda FETÖ mensuplarının gerek makamları,gerek mevkileri, rütbeleri,kanunları, tüzükleri, yönetmelikleri kendine karşı olanlara karşı kalkan olarak kullandığını ben yaşadığım süreçte gördüm. 15 Temmuz bir yıl öncesinden, müracaatlarım oldu, BİMER ihbarlarım oldu, BİMER ihbarlarım 7 ay saklandı. Dilekçe kanununa göre bunun en geç 15 gün bir ay içerisinde cevap bulması ve ifademin alınması gerekiyorken, kendi kurumumda emniyet teşkilatında7 ay saklandı ve saklayanlara da hiçbir yasal işlem yapılmadı. Ekstradan CİMER’e yapmış olduğum ihbarlardan bir tanesi ile ilgili ifade verdim diğerleri saklandı. CİMER’e yapmış olduğum ihbarlar hala gündeme gelmiş değil saklanmış vaziyette. Ben şuanda CİMER’e ihbar yapamıyorum. Yapmış olduğum ihbarları da CİMER’de E- devlet sayfamda göremiyorum.   Cumhurbaşkanımızda gündeme getirdi, medyada gündeme geldi, siyasilerde bunu gündeme getirdi.  CİMER de BİMER de onların eline geçmiş bunları medyada basında duyduk. Ben bunların olabileceğini düşünerekten mücadele ederken ekran resimlerini aldım.  Bu hukuksal mücadelemin engellendiğini örgütün devlet kademesindeki, kamudaki gücünü, bürokrasideki gücünü net bir şekilde bildiğimden dolayı mücadelemi de ona yaptım.

Valilik önündeki eylemimin sebebi de bu ihbarlarımın saklanması 15 Temmuz öncesinde vermiş olduğum Şırnak Emniyet Müdürlüğünde bir ifade vardı 27 Mayıs tarihinde bu ifadede Türkiye gündemine oturan birçok delil var, belge var. FETÖ faaliyetleriyle ilgili kişisel bazda rütbelilerin özellikle Emniyet Teşkilatında FETÖ mensubunun rütbelilerin, bu işi nasıl yürüttüğünü, nasıl örtbas ettiklerinin belgesi aslında bir nevi bu. 2017 Ocakta Milli İstihbarat Teşkilatı bir açıklama yaptı, FETÖ bizi de dinlemiş diye. Ben 2016 darbe öncesinde FETÖ’nün emniyet istihbarat tarafından dinlenildiğini o ifademe geçirdim ve Cumhurbaşkanımız darbeden hemen sonra dedi ki “ biz bunların bu kadar olduğunu bilmiyorduk, yine kandırıldık” demişti. Ben o ifademi yine darbe öncesinde hala kandırıldığını geçirdim.  FETÖ mensuplarının birçok faaliyeti algı operasyonu, komplo operasyonu, kumpas operasyonları bunlarla ilgili o ifadelerimde hepsini anlattım 24 sayfalık bir ifade bu. Ekonomik darbelerin bile FETÖ mensuplarının ve onun uzantıları, FETÖ’yü besleyen Amerika’nın, İsrail’in ülkemizdeki ekonomik darbeleri nasıl geliştiğini, bunların parmağının olduğunu ifademde ben anlattım. Benim anlattıklarım birçok FETÖ mensubu üst düzey emniyet yetkilisine hatta valilerin bile kuyruğuna bastığımdan dolayı, yaptıklarını deşifre etmeye çalıştığımdan dolayı bunu FETÖ’nün yargı kanadıyla birlikte engellemeye çalışıyorlar. Yani basit bir iddia değil benim elimde bunlarla ilgili belgeler mevcut. Hal böyle olunca ister istemez karşımdaki örgüt küçük bir örgüt değil yani bu örgütün gücünü biliyorsunuz, bu örgüte çalıştığınız insanlar müdahil olmuş. Yani öyle insanlar çalıştım ki ben devlet büyüklerini dinleyen sanıklardan tutun, bylock kullanan emniyet müdürlerine kadar bunların faaliyetlerini biliyorum. Bunların neler yaptığını biliyorum ve bunları da darbe öncesinde ifademde anlatmış bir insanım. Bu ifadem bugüne kadar saklanıyor. Saklandığını söyle biliyorum, bugün dönemin darbe döneminde tutuklanan bylock kullanıcısı emniyet müdürü, medyada geçiyor. FETÖ mücadeleyi, mahkemeyi sulandırıyor şeklinde biz bunları hep takip ediyoruz. Oysaki bir insan ifadesinde bylock kullanıcısı emniyet müdürü ve onlarca hatta yüzlerce insanı ifadenizde darbe öncesinden vermişseniz bunlar darbe sonrası tutuklanmışlarsa bu tesadüf değildir. Öncesinde Ankara’da genel müdürlükte üst düzey bürokratlarla yapmış olduğum görüşmeler var. Onlara da bunu anlattım onlar da bu kişileri bana sordular. Tutuklu olanlar var bu şahsı nasıl bilirsiniz diye sordular bana ama şöyle bir olay var. Sordular ama kimse gereğini yapmıyor. Emniyet teşkilatında FETÖ yapılanması ve başka cemaatlerin destek verdiği bir gurup var bürokrasi kanadında, kamu kanadında. Bunlar birlikte hareket ediyorlar.  Birlikte hareket edince bu darbeyi bize birlikte getirdiler. Yoksa FETÖ’nün 17, 25 Aralık operasyonları sonrası toparlanması ve sonrasında FETÖ’nün darbe yapması mümkün olmazdı. Yani o zemini kripto diyebileceğimiz insanlar hazırladılar. Bunlar kimler bunların birde siyasi bağlantıları var. Ben yıllardır söylüyorum Türkiye darbelerin ülkesi olmuş durumda bu devam da edecek ama bu darbelerin genel bir adı var. Büyük darbe var, büyük darbe dediğimiz bürokratik darbe FETÖ’nün bürokrasi kanadı ile siyasi kanadının ortaklaşa yapmak üzere şuanda yaptığı aslında bir darbedir. Yani bu bir günde olup biten bir şey değildir. Bu sürece yayılan bir darbedir diğer darbeleri bu darbenin içerisinde birer hamle olarak görmek gerekir.

Bizler hukuksal mücadelemizi veriyoruz, bunu devletin kamu kuruluşuna gidiyorsunuz, anlatıyorsunuz emniyette müdürlerinize anlatıyorsunuz yasal işlem yapılmıyor. Kanuni yolları deniyorsunuz, BİMER’e CİMER’e ihbar ediyorsunuz yasal işlem yapılmıyor. Savcılığa dilekçe veriyorsunuz yasal işlem yapılmıyor, ifadeniz alınıyor, ifadeniz alındıktan sonra işlemesi gereken sürecin hiç biri yapılmıyor. Emniyet içerisinde bu faaliyetler yürürken, ihbarlar saklandığı zaman, bunun saklayan o evrak kimlerin eline geçmişse kimler görevlendirilmişse, onlar hakkında yasal soruşturmalar açılması gerekiyor, bunlarda yapılmıyor. Şimdi hukukun olmadığı bir yerde siz vatandaş olarak, siz bir polis olarak bütün hukuk yollarını denemişsiniz, bütün kamu kurumlarını zorlamışsınız, şartları zorlamışsınız ve hiçbir işlem yapılmamış. Engellenmişsiniz bunun engellendiğinde hukuk kanadında, kamudaki kanadında FETÖ’nün, engellendiğini de biliyorsunuz. Nasıl engellendiğini de biliyorsunuz. Elinizde belgeler de var ama hiçbir şey yapamıyorsunuz. Türkiye hukuk devleti diyoruz yani hukuksal çözüm bulamıyorsunuz, hukuki yönden engelleniyorsunuz peki hakkınızı nasıl arayacaksınız? Ben kendi hakkımı aramıyorum, ben devletimin hakkını arıyorum, ben milletimin hakkını arıyorum. Ben bu yüzden mesleğimi bırakmak zorunda kaldım. FETÖ’cülerin baskısı yüzünden 45 yaşında emekli olmak zorunda kaldım. Hukuk devleti dediğimiz bir yerde bunlar yapılıyorsa, demokratik olarak bir takım tepkiler gösterip, kamuoyu insanları uyandırma veya devleti, hükumeti uyandırma bu konuda bir çaba içerisine girdim. Bununla ilgili yaklaşık 2008’den beri ben FETÖ yapılanmasıyla ilgili ben tepki gösteriyorum. Ama kimse sesimizi duymuyor. Ben o eylemi Türkiye’de meydana gelen FETÖ’nün ve bazı cemaatlerin ortaklaşa yürüttüğü kamudaki yapılanmalarının çünkü FETÖ kavramı artık çok geniştir. Bunların ortaklaşa bu hukuku hiçe saydıkları, yaptıkları hukuksuzluklara tepki olsun diye Türk milleti sesimizi duysun FETÖ’nün kamuda yaptığı bu hukuksuzluğu bu rezaleti, bu ihaneti görsün diye ben o eylemi yaptım.

Ayrıca, şunu gördüm kapalı çarşının üstünde FETÖ ile ilgili hukuksuzluk yapıldığını gördüm. Ertesi gün kalktığımda basın yayın organlarında FETÖ’cü KHK ile ihraç olmuş polis diye yazmışlardı. Gazetecileri ziyaret ettim, gerekli emeklilik belgemi, herhangi KHK’dan işlem görmediğimi anlattım. Sonradan da çevremde akrabalarım, amcamın çocukları, kuzenlerim falan kapalı çarşının üstünde o eylemimi takip ediyorlar, orada bir takım polislerin, toplum üzeride ve basın üzerinde algı yaratarak benim yaptığım o eylemin sonuçlanmaması açısından, sesimin duyulmaması açısından, art niyetli FETÖ’cülerin halk üzerinde aralarına girerek imaj bırakmaya çalıştığı ve basını da bu şekilde yönlendirmiş olduklarını görmüş olduk. Toplumda diyoruz ya FETÖ algı operasyonu yapıyor. Emniyet kanadındaki FETÖ mensuplarının da nasıl hareket ettiklerini de bu şekilde görmüş olduk. Vatandaş hukuk yoksa hakkını nerede arayacak, bir şekilde tepkisini dile getirecek. Benim yapmak istediğim olay bu hukuksuzluk var hat safhada. FETÖ’nün hukuksuzluğu var tepkimi dile getiriyorum. Getirmeye de devam edeceğim.

Yaşadıklarını kitaba çevirmeyi düşünüyor musunuz?

Kitap çalışmam var bununla ilgili çalışmalarım mevcut ama hem ekonomik olarak şuan o güce sahip değilim hem de Türkiye’nin siyasi ve FETÖ’nün siyasi ortamı ona müsait değil. FETÖ ve FETÖ’ye yandaş guruplar buna engel olacakları için şuan sadece çalışma bazında devam ediyorum. Yani çalışmam var o konuda.

Bundan sonra ne yapmayı planlıyorsunuz?

Türkiye’de hukukta FETÖ hâkimiyeti söz konusu, kamuda hâkimiyeti söz konusu o yüzden aleni bir şekilde mücadele eden devlet memuru olmak bazı şeyleri engelliyor. Arkadaşlarımızın çoğu da FETÖ’nün bu faaliyetlerini bilip, korkuyorlar, konuşamıyorlar çünküekmekleriyle tehdit ediliyorlar. Onun için arkadaşlarımızın çoğu konuşamıyorlar. Herkes Halisdemir olamaz, herkes bir Sütçüimam olamaz, herkes bir Seyit onbaşı olamaz. O yüzden herkesin aynı fedakârlığı yapmasını bekleyemezsiniz. Ben bu konuda kendimi feda etmiş bir insanım, daha iyi mücadele etmek adına emeklilik dilekçemi verdim ve ekstradan da  FETÖ’nün uyguladığı bir sistem, eğer FETÖ sizinle baş edemiyorsa kurumda, herhangi bir kuruluşta, siyasi parti içerisinde de olabilir. FETÖ sizinle baş edemiyorsa sizin hakkınızda psikolojik sorunlu şekilde algı oluşturur. Eğer devlet memuru iseniz sizi psikiyatriye sevk eder. Ben üç yıldır silahsız çalışıyorum, üç yıldır yaklaşık altı yedi defa hastanelere sevk edildim. En son bana verilen raporda da emniyet teşkilatında silahlı görev yapabileceğim, herhangi bir psikiyatri raporu olmadığı şeklinde. FETÖ bu yöntemlerle insanlarla mücadele ediyor. Bu süreçte silahsız özellikle Tunceli gibi terör yerinde silahsız çalıştırıldım. Son iki yılda Burdur Emniyetinde silahım alındı. Raporum olumlu, heyet raporu silahlı görev yapacağım belirtilmiş olmasına nazaran emniyet sağlık şartları yönetmeliğine göre, herhangi bir psikiyatrik sorunum olmadığı ileriye dönük tedavi gerektirecek bir hastalığımın da olmadığı belirtildiği halde silahım iade edilmedi. Bunun kanuni bir açıklaması yoktur zaten.

0 Paylaşımlar
ETİKETLER:
Yorumlar

  1. Ali SARIKAYA dedi ki:

    İbrahim kardaşımın söylediklerine benzer hakikatleri resmi kayıtlara girmiş belgeler ile ispat edebilirim. Çünlü ben Şerefli Emniyet Teşkilatımızdan Fetö bağlantılı olarak hraç edilmiş sözde emn mdrlerinin kumpası neticeainde 2019 da ihraç edilmiş TEK TÜRK POLİSİYİM.

  2. Cem MERT dedi ki:

    İbrahim beyin söyledikleri şaşkınlık verici.Bunca yaşananlardan sonra,bu şikayet ve eylemlere gerekli hassasiyetin gösterilmemesi,devletin kurumlarında ciddi fetö varlığı şüphesi uyandırıyor.Umarım devlet yetkilileri bu şikayetleri hassasiyetle inceler ve gerekli işlemleri yaparlar.fetö hala çok ciddi tehlike.

  3. Haydar Akdemir dedi ki:

    Gerçek bu maalesef feto ile mücadele yok oldu